MUTLU DANIŞANLAR

İŞİMİZİ NEDEN ERTELERİZ


Yapmamız gereken bir işi yapmayıp, aramamız gereken bir kişiyi aramayıp, gidilmesi gereken bir yere gitmiyorsak erteleme sorunumuzun var olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Yapmamız gerekenleri son dakikaya bırakma sonrada vazgeçip daha sonra yaparım dediğimizde yapmadığımızdan dolayı bir rahatlık yada ferahlama duygusu hissetmiyoruz .Tam tersi suçluluk ve huzursuzluk duygusunu çoğaltıyoruz. Bir zihinde suçluluk ve huzursuzluk varsa o kişiden başarı ve mutluluk duygusu yavaş yavaş uzaklaşır.Anne ve babası baskıcı ve otoriter olan kişiler, çocuklarını olarak yönetip, onların her işini planlar ve yaptırdıkları işleri hep dikte ederek yaptırdıklarından dolayı bu çocuklar tek başına kaldıklarında kendilerini yönetme becerisini gösteremezler. Bundan dolayı hep onları kontrol edecek yönlendirecek birisine gereksinim duyarlar.
Baskın anne ve babaların büyüttükleri çocuklar kendini düzene sokma becerileri gelişmediğinden , zamanlarını ve zekalarını kullanamaz, doğru yönetemez hale gelir. Çocukluk dönemlerinde onları ‘’hadi oğlum’’ yada ‘’hadi kızım’’diyen annelerinin yerini baskın karakterli eşleri alır. Bu kişiler ‘’hadi’’ anların da iş ne olursa olsun bilinçaltlarında ilk kayıt annelerine ait olduğundan yapmaları gerekene karşı sürekli isteksizlik, erteleme ve hatta yapmamaya kadar varan davranışlarda bulunurlar. Bu çocuklukta anneye duyulan tepkinin bugüne erteleme alışkanlığı olarak yansımasıdır.
Bu erteleme ve işi son dakikaya bırakma davranışı bilinçaltı kayıtlarında yapılan çalışmalarla tamamen ortadan kalkabilmektedir. Bunu yapan kişiler kendileri de bu durumdan keyif almamakta ancak çevrelerine bu duruma karşı duyarsızmış gibi bir görüntü vermekteler. Bu görüntü kişinin kendisini ve sevdiklerini de mutsuz eder.Ayrıca var olan potansiyellerinide heba ederler.
Hangi durumlarda erteliyoruz?Eğer sevmediğimiz işi yapıyorsak,isteksiz ve gönülsüz iş yaptığımızdan yapmamız gerekenleri son ana kadar yapmamak için bahaneler bulur yada işi erteleriz. Yaptığımız iş anlamlı gelmiyorsa başlamak için yeterli enerjimiz olmaz. Bu da hayatlarında ve işlerinde anlam bulamayan insanlarda görülen ‘’yapıcam da n olucak’’ değerinin bilinmeyeceği,takdir edilmeyeceği düşüncesi işi erteleme yada yapmama nedenine dönüşür.
Özgüvenimiz eksikse yaptığımızın işin başarısına yada yeteneğimize güvenmiyorsak işi erteler yada son dakikada eksik bir biçimde yaparız.İşin sonunda özensiz yapıldığından dolayı gelen başarısızlığıda kendimizin yeteneksizliğimizin üstüne yıkarız. Pek çok üstün zekalı insan sadece kendilerine güvenmediklerinden dolayı zamanı iyi kullanamaz ve işleri ertelediklerinden dolayı başarısızlık ve mutsuz bir hayat yaşarlar. Ertelememek için ne yapmalıyız; kafamızın içinde onu düşünmektense işi yapmalı ve kendimizi ödüllendirmeliyiz.İşi yapmak düşünmekten daha az zaman alır. DÜŞÜNME YAP! Kuralını uygula. Büyük yada zor bir işiniz olduğunda işi küçük adımlara bölün ve hemen küçük olan adımlar atın o küçük adımlar daha kolay ve kişiyi korkutmaz.Küçük adımlar bir süre sonra işin tamamını bitirir. İŞİNİZİ KÜÇÜK VE ZEVKLİ PARÇALARA AYIRIP YAPIN! Özellikle çevrenizdeki insanlardan yardım alın sizi uyarmalarını yada motive etmelerini isteyebilirsiniz. Bir süre bu desteklerle aldığınız yol sizin alışkanlığınız haline gelir ve ertelemeyi bırakırsınız. ÇEVRENİZDEN YARDIM ALIN! İşinizi ertelemeyip yaptığınızda kendinizi ödüllendirin,işinizi vaktinde yapma duygusundan dolayı hissedeceğiniz rahatlık duygusuda size extra bir doyum sağlayacak.
KAYBEDECEKLERİNİZİ DÜŞÜNÜN VE ERTELEMEDEN MUTLU YAŞAYIN

Yazar Hakkında

Leyla GÜÇTAŞ

Yorum Yap veya Soru Sor

Yorum yapmak veya soru sormak için tıklayınız

Video

SON EKLENEN YAZILAR